Fon dünyasına ilk adımımı attığımda elimde bir liste vardı: onlarca fon adı, yanlarında yüzdeler ve hiçbir şey anlatmayan üç harfli kodlar. "En yüksek getiri hangisiyse onu alırım" diye düşündüm ve ilk üç ayda portföyümün nasıl dalgalandığını görünce ne kadar yanlış bir yerden başladığımı anladım. Bugün fon seçerken önce kendime iki soru soruyorum: bu parayı ne zaman kullanacağım ve değeri üçte bir azalsa uykum kaçar mı? Yatırım fonu getirisi ancak bu iki sorunun cevabıyla birlikte anlam kazanıyor.
Aşağıda hem fon türlerinin nasıl çalıştığını hem de getirileri karşılaştırırken kendi kendime kurduğum kontrol listesini anlatacağım. Amacım size "şu fonu al" demek değil; kendi risk toleransınıza uyan kategoriyi ayırt edebilmeniz.
Fonlar, topladıkları parayı hangi varlığa yatırdıklarına göre isimlendirilir. Bu tek cümle, aslında getiri farklarının da açıklaması. Bir fonun içinde ne varsa, getirisi de ona benzer davranıyor.
Kısa vadeli borçlanma araçlarına, mevduata benzer enstrümanlara yatırım yapan fonlarla başladım; çünkü acil ihtiyaç param buradaydı. Bu fonların en sevdiğim yanı, günlük değer değişiminin çok küçük olması. Grafiğe baktığımda neredeyse düz bir çizgi görüyorum. Getirisi kısa vadeli faiz seviyesine yakın seyrediyor, sürprizi az. Buna karşılık enflasyonun hızlandığı dönemlerde reel olarak beni koruduğunu söyleyemem. Ben bu kategoriyi "yatırım" değil, "bekleme odası" olarak kullanıyorum. Mevduat oranlarıyla karşılaştırma yapmak da faydalı oluyor; bazı dönemlerde vadeli hesap, bazı dönemlerde fon öne geçiyor.
Tahvil fonları benim en çok yanıldığım kategoriydi. "Tahvil güvenlidir" diye düşünüyordum; oysa uzun vadeli tahvil ağırlıklı bir fonda, faizler yukarı gittiğinde ciddi değer kaybı yaşadım. Öğrendiğim şey şu: tahvil fonunun riski, içindeki kâğıtların vadesiyle doğru orantılı. Kısa vadeli kâğıt taşıyan bir fon faiz hareketlerine az tepki verir, uzun vadeli olan çok. Fon bilgilendirme dokümanında ortalama vadeye bakma alışkanlığı edindim. Ayrıca özel sektör tahvili ağırlığı yüksekse, ihraççının ödeme gücü de tabloya giriyor.
Hisse fonları, portföyümün büyümesini sağlayan kısım. Ama bunu ancak beş yıldan uzun süre dokunmayacağım para için yaptım. Tek bir yılda çift haneli düşüş de çift haneli yükseliş de gördüm; ortalamayı yakalamanın tek yolu beklemekti. Doğrudan hisse almakla fon almak arasındaki fark da burada belli oluyor: fonda seçim yükü profesyonelde, ama yönetim ücreti de var. Tek tek hisse seçmeye vakti olmayan biri için fon mantıklı bir başlangıç.
Karma ve değişken fonlar ise ikisinin arasında duruyor. Karma fonda hisse ve borçlanma aracı oranları belirli bir aralıkta tutulur; değişken fonda yönetici çok daha serbesttir. Değişken fon almak, bir bakıma yöneticinin kararlarına güvenmek demek. Ben burada fonun geçmiş dönem dağılımını inceleyip gerçekten dengeli mi yoksa gizli bir hisse fonu mu olduğunu anlamaya çalışıyorum.
| Fon türü | Dalgalanma | Uygun vade | Ana risk kaynağı |
|---|---|---|---|
| Para piyasası | Çok düşük | 0-1 yıl | Enflasyonun altında kalma |
| Kısa vadeli tahvil | Düşük | 1-2 yıl | Faiz hareketi |
| Uzun vadeli tahvil | Orta | 3+ yıl | Faiz ve kredi riski |
| Karma / değişken | Orta-yüksek | 3-5 yıl | Yönetici kararları |
| Hisse senedi | Yüksek | 5+ yıl | Piyasa dalgalanması |
Bir hisse fonunun yıllık yüzdesini bir para piyasası fonuyla yan yana koymak bana hiçbir şey öğretmedi. Şimdi karşılaştırmayı kategori içinde yapıyorum: hisse fonunu başka hisse fonlarıyla, tahvil fonunu tahvil fonlarıyla. Üstelik tek dönem yetmiyor. Son bir yıl, üç yıl ve mümkünse beş yıla ayrı ayrı bakıyorum. Sadece son bir yılda parlayan fonlar genellikle o dönemin şanslı temasına denk gelmiş oluyor.
Fonun ilan ettiği getiri, yönetim ücreti düşülmüş haldedir; bu iyi haber. Kötü haber, ücret farklarının uzun vadede birikmesi. Yıllık yönetim ücretindeki bir puanlık fark, on yılda ciddi bir tutara dönüşüyor. Bu yüzden benzer performans gösteren iki fondan daha düşük ücretli olanı tercih ediyorum. Alım-satım kurallarına da bakıyorum: bazı fonlarda emrin gerçekleşmesi bir iş günü sürüyor, bu da acele nakit ihtiyacında sorun olabiliyor.
İki fon aynı getiriyi vermişse, daha az dalgalanarak veren fon benim için üstündür. Fon künyelerindeki risk değeri ve dönemsel en büyük düşüş bilgisi bu konuda işime yarıyor. Emeklilik birikimimi de aynı mant