Prim Defteri

Mevduat Hesabı Faiz Oranları Karşılaştırması

Mevduat hesabı faiz oranları konusunda ilk ciddi hatamı yıllar önce yaptım: bankamın şubesine girdim, gişedeki görevliye "vadeli hesap açtırmak istiyorum" dedim ve önüme koyulan oranı sorgusuz kabul ettim. Aylar sonra bir arkadaşımın aynı vadede, aynı tutarda, benden belirgin şekilde yüksek bir oran aldığını öğrendiğimde anladım ki bu iş "bankama sadakat" işi değil, tamamen karşılaştırma işi. O günden beri her vade sonunda aynı ritüeli tekrarlıyorum: elimdeki tutarı, vadeyi ve alternatifleri bir tabloya döküp yeniden karar veriyorum.

Bu yazıda size teoriyi değil, bu ritüelin nasıl işlediğini anlatacağım. Çünkü mevduat karşılaştırması aslında beş dakikalık bir iş; ama neye bakacağınızı bilmiyorsanız beş dakikada yanlış karar vermek de mümkün.

Oranları Karşılaştırırken Gerçekten Neye Bakıyorum

Ekranda gördüğüm yüzde artık benim için tek başına bir anlam taşımıyor. Aynı yüzde, iki farklı bankada elime geçen paraya dönüştüğünde farklı sonuç veriyor. Bunun birkaç nedeni var ve her birini tek tek kontrol ediyorum.

Brüt oran ile net getiri arasındaki fark

Vadeli mevduat faizinden stopaj kesiliyor ve stopaj oranı vade uzunluğuna göre değişebiliyor. Yani 32 günlük hesapta gördüğüm brüt oran ile 6 aylık hesapta gördüğüm brüt oran, cebime giren tutar açısından beklediğimden farklı sıralanabiliyor. Bu yüzden artık karşılaştırmayı brüt yüzdeler üzerinden değil, vade sonunda elime geçecek net tutar üzerinden yapıyorum. Basit bir yöntem: her alternatif için "anapara + net faiz" hesaplayıp aynı sütuna yazıyorum. Sıralama bazen tamamen değişiyor.

Kampanya oranı mı, standart oran mı

Bankaların vitrinde tuttuğu yüksek oranlar genelde koşullu. Sık gördüğüm koşullar şöyle:

Ben özellikle "ilk vade" maddesini kaçırdığım için bir kez tuzağa düştüm. Otomatik yenileme açıktı, 32 gün sonra hesap sessizce çok daha düşük bir oranla yenilendi ve ben bunu ancak ay sonu ekstresinde gördüm. Artık her vadeli hesabımın bitiş tarihini takvime not ediyorum.

Dijital kanal ile şube arasındaki oran farkı

Aynı bankanın mobil uygulamasından açtığım hesapla şubeden açtırdığım hesabın oranı çoğu zaman aynı değil. Dijital kanal genellikle daha avantajlı, çünkü bankanın operasyon maliyeti düşüyor. Bu yüzden bir oranı beğendiğimde önce uygulamada aynı ürünü arıyorum. Ayrıca dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarıyla para taşımanın kolaylaşması, bankalar arasında geçiş yapmayı eskisine göre çok daha az zahmetli hale getirdi.

Karar Tablomu Nasıl Kuruyorum

Karşılaştırmayı kafada yapmak işe yaramıyor; ben basit bir tablo tutuyorum. Şablonu şu şekilde:

KriterNeden not ediyorum
Vade (gün)Paraya ne zaman ihtiyacım olacağını netleştirir
Brüt oranİlk eleme için
Net getiri (TL)Asıl karşılaştırma kalemi
Tutar aralığıParamın tamamı yüksek orandan mı işliyor?
Yenileme oranıİkinci vadede ne olacak?
Vade bozma sonucuErken çıkarsam faizin ne kadarını kaybederim?
Güvence kapsamıTutarım sigorta limiti içinde mi?

Vade uzunluğu kararı: kısa vade ve merdiven yöntemi

Uzun vade her zaman daha iyi değil. Faizlerin yukarı gittiği bir dönemde uzun vadeye girmek, yükselen oranlardan mahrum kalmak demek. Ben bu yüzden paramı tek parça bağlamak yerine merdiven kuruyorum: tutarı üçe bölüp örneğin 32, 92 ve 180 günlük vadelere dağıtıyorum. Böylece her ay bir dilim serbest kalıyor, hem nakit ihtiyacım karşılanıyor hem de piyasadaki yeni oranlara göre yeniden yerleşebiliyorum.

Vade bozma maliyetini önceden okumak

Vadeyi zamanından önce bozduğumda çoğu bankada o döneme ait faizin tamamını ya da büyük kısmını kaybediyorum. Bu yüzden acil durum paramı asla vadeli mevduatta tutmuyorum; onu günlük faiz işleyen esnek tasarruf hesabında bekletiyorum. Vadeli mevduat, tarihini bildiğim para için; tasarruf hesabı, tarihini bilmediğim para için.

Mevduatın alternatifleriyle aynı masaya oturması

Karşılaştırmanın son adımı şu soru: bu net getiri, aynı riski taşıyan başka bir seçenekten daha iyi mi? Para piyasası fonları, kısa vadeli borçlanma araçları veya altın gibi alternatifleri de aynı tabloya bir satır olarak ekliyorum. Fonlarda vade bozma cezası yok ama fon gider kesintisi var; mevduatta getiri baştan belli ama esneklik yok. Ben genelde nakdimin bir kısmını mevduatta, bir kısmını fonda tutup ikisini her çeyrekte karşılaştırıyorum. Hisse senedi veya emeklilik planı gibi uzun vadeli araçları ise bu masaya hiç almıyorum; onlar farklı bir amaca hizmet ediyor.

Kapanışta Kendime Sorduğum Üç Soru

Onaya basmadan önce hep aynı üç şeyi kontrol ediyorum: Elime geçecek net tutarı biliyor muyum? Vade bittiğinde ne